Ruhumu Yedi Kez Aşağıladım!


İlki, onu yükseklere ulaşmaktan kaçındığını gördüğüm zamandı;
İkincisi onu topalın önünde topallarken gördüğüm zamandı;
Üçüncüsü kolayla zor arasında seçim yapması gerekip de, kolayı seçtiği zamandı;
Dördüncüsü bir yanlış yaptığı ve kendini başkalarının yanlışlarıyla avuttuğu zamandı;
Beşincisi güçsüzlüğe sabrettiği ve sabrını güce yorduğu zamandı;
Altıncısı bir yüzün çirkinliğini hor gördüğü ve onun aslında kendi maskelerinden biri olduğunu anlamadığı zamandı;
Ve yedincisi bir övgü şarkısı söyleyip de, bunun bir erdem olduğunu sandığı zamandı.

Sevilenler, Okunanlar ve Yaşananlar


Sıcak bir yaz günüdür, öyle olmalıdır, Ağustos ortası soğuk olmaz. Havanın kapalı olduğunu görür de yine şortunu ve tshirt ünü giyersin. Sonra bastırır mı bir yaz yağmuru? Mis gibi toprak kokusu yükselir, serin bir rüzgar eser sahilden de tüğleri ürpertir.. işte tam o anda üstüne bir hırka alırsın.Altta şort, üstte hırka, yarı serin yarı ılık… dayanamam! kalpten giderim! öyle çok  severim o hali.. düşünsenize altı kaval üstü şişhane ne zaman bu kadar güzel olur sahiden?:)

***

Sonra mesela, uzun zamandır dikiş tutturamamışsındır, o kitap senin bu kitap benim, deli dumrul döner durur kitaplar elinde. Kitap evine girince heveslenip aldığın, eve gelince akmayan nice kitaplar.. Aslında kitap akar, ama zihin bambaşka diyarlarda.. yok dersin olmuyor zorlamanın anlamı yok.. o kitap gider bir başkası gelir.. dikiş tutmayan döneme hoş geldiniz! İşte tam o anda bir cümleye takılır aklınız.. Bundan sonrası düzinelerce güzel kitap.. Aa nasıl okumamışım ben bunu şaşkınlıkları:)

***

Daima yakınına gider durursunuz aslında. Zira uzun zamandır hayat telaşesinde oraya gitmek, telaşsız, dostlarla güzel bir günü orda o salaşlıkta geçirmek istersiniz de olmamıştır.. sonra ansızın bir akşamüstü hadi be bi gidelim diye plansız yola çıkarsınız. Hiçbir varış bu kadar tatlı olur mu?

***

Yıllar evvel çok sevdiğiniz ama sonra sonra unutup gittiğiniz bir şarkıyı yıllar sonra tekrar dinlemenin tadı?..

Hepi fıraydey canlar. Öpüldünüz xxx

BES Kafası, Neyin Kafası?!


Efendim, bundan 2 sene evvel maalesef o kekomanyalar ekibine kanıp, ben de ismi hiç lazım olmayan yerden BES yaptırdım, ki o güne defalarca lanetler olsun.

Evlilik vs. ben bunu 6 ay evvel dondurdum. Yani ödemeyeceğim 6 ay sonra öderim diye düşündüm. Çünkü bence dondurmak dondurmak demekti. Sonradan 1 seferde hepsini ödemek değil!

Bugün sabah kredi kartı ekstremi bir açtım ki, ne göreyim?! 1720 TL karttan emeklilik çekilmiş!! Slogandaki herkese iyi gelen emeklilik benim karta da iyi gelmiş anlayacağınız!

Hemen aradım, telefondaki arkadaş demez mi Aralık ayından itibaren bıkbıkbık!!

Kardeşim siz aklınızı nerelere koydunuz? Ben donduracağım demişim, ödemelerim biriksin ileri tarihte öderim yani öteliyorum dememişim ki?!

Hemen tüm bes i iptal ettirdim.500 TL’cik aidat bilmem ne kesintisi ve  1800 TL lik bugüne kadar ki devlet katkısı da beraber yuvarlak 2200 TL cik kesinti ile yani. Zaten hiç bir getirisi olacağına inanmadığım halde galeyana gelip yaptırmıştım lakin ben bütçemi bu ay için planlarken 1720 liracık fazla planlamamıştım! Bu kısmını ne yapacağız?!

Bu BES hiç akıllara kar birşey değil arkadaş. Bes yerine her ay kenara kendim atıp döviz/altın alsam aynı hesaba gelir bir şekilde eminim.

Bu BES’i çıkaran akıllının aklını öpeyim en çok da buna kanıp sisteme dahil olan bizlerin!

Özel Günler


Vallahi toplum baskısı altında hissediyorum. Yarın, tam tamına evleneli 1 sene olmuş olacak. Herkes soruyor ne yapacaksınız? Ya valla inanın sizin baskılarınız sayesinde güzel bir restorantta yemek yiyeceğiz ve üzgünüm orantısız işimiz olduğu için ve yorgunluktan takatmiz şu dönemde olmadığı için, biryere gitmeye vakit ayırmadık he gitseydik de yine bu toplum baskısı sebebiyle gidecektik.

Neden mi, ya bence özel günlerin hatırlanması ve dile getirilmesi önemli. Şaşalı kutlamalar, çok ilgimi çekmiyor. 1.ayımız 2.ayımız 3.ayımız kutlamalarını görüyorum arkadaşlarımın sayfalarında. Vallahi yerin dibine giriyorum. Bunlardan yapamadığım için. Biraz heves olsa içimde keşke.. 

Ben klasiğim, klişeyim! Kahrolası ben nasıl böyle olmuşum, anne ben olmamışım yeniden doğur beni 😀 

Her günümüz özel, günlere bu kadar çok anlam yüklemeyin lütfen. Standart anların bile keyfini çıkarın. Hayat böyle daha özel 🙂 Hatta hep en klasik anlarımızın daha akılda kalıcı olduğunu düşünüyorum, dikkat edin siz de farkedebilirsiniz. 

Sizi severek izliyorum, klişe kızdan sevgilerle:)